|
|
DOĞUM

|
|
Riskli Dogumlar
Doğum başladı mı?
Vajinal Doğum Seyri
Doğum Evrelerı
|
Çocuk sahibi
olmaya karar verme, beklenen adet gününün gecikmesi, gebelik testinin pozitif
çıkması, ilk ultrasonografik görüntülerdeki heyacan, bebeğin gelişİminin
takibi, sakatlık var mı endişesi, kız mı, erkek mi derken işte doğum zamanı
geldi.
Anne
adayları doğumdan önceki son kontrollerinde kocaman karınlarını
gördüklerinde genellikle endişeye kapılıyorlar. "Bebeğimi nasıl
doğuracağım?", "Acaba başarabilecekmiyim?". Bu endişe dolu sözleri doğumu
yaklaşan anne adaylarında duymuşsunuzdur. Doğumda sabırlı olan ve doktoru
ile uyumlu hareket eden anne adayları pek çok sorunun üstesinden gelirler.
Doğum
zamanı ve şekli gebelik öncesi dönemde yapılan muayene ve kontrollerle
belirlenir. Gebelik süresi son adet tarihinden itibaren 40 haftadır. 36.
gebelik haftasını dolduran çocuklar dış ortama uyum sağlayabilecek
fizyolojik gelişmelerini tamamlamışlardır. Anne karnındaki yaşamı
boyunca bebek dış dünyaya uyum sağlayabileceği bir gelişim sürecini tamamlar.
Doğum tarihinin belirlenebilmesi için, gebeliğin başlama zamanı ve gebelik süresinin
bilinmesi gereklidir. Bu amaçla en çok kullanılan parametreler son adet tarihinin ilk
günü ve ultrasonografik incelemelerdir. Özellikle 16-18. haftalar arasında yapılan
ultrasonografik incelemeler ile hem bebeğin gelişminin değerlendirilmesi hem de doğum
tarihinin saptanması yönünden önemlidir. |
|
Doğumları riskli olabilecek durumlar: |
|
1-İlk doğumunu yapan 30 yaş üstündeki anneler
2- Boy kısalığı (
özellikle 150 cm. altında olanlar)
3- Ek başka bir hastalığı olanlar (Kalp, şeker hast v.s.)
4- Kalça darlığı olanlar
5- Çok doğum yapanlar (>5)
6- Daha önceki doğumları zor olanlar
7- Çoğul gebelikler (İkiz, üçüz)
8- Uterus (Rahim) ile ilgili ameliyat geçirenler (Sezaryen,
myom
ameliyatı v.d.)
9- Gebelik takiplerinde risk belirlenen diğer anne adayları
|
|
|
DOĞUM
SÜRECİ BAŞLADI MI? |
|
|
Doğumun gerçekten başlayıp başlamadığı
saptanır.
Düzenli ve ritmik gelen
ağrılar. Gerçek doğum ağrıları sıklığı ve şiddeti giderek artar.
Ayakta veya yatarken ağrı şiddeti değişmez.
Kanlı-sümüksü akıntının
(Nişan bozulması) gelmesi. Genellikle bu işaretten 12-24 saat sonra doğum
ağrıları başlar.
Suların gelmesi.
Bebeği anne karınında dış etkenlere karşı koruyan zarların erken yırtılması
bazen doğum ağrıları başlamadan önce olur. Genellikle 24 saat içerisinde doğum
ağrıları başlar. Bu sürenin uzaması enfeksiyon riskini arttırır.
Doğum sürecinin başladığını gösteren bu belirtilerden herhangi
birisinin görülmesi ile hastaneye müracat eden anne adayının ilk değerlendirilmesi
yapılır. Bu amaçla anne adayının genel muayenesi (tansiyon, nabız, beden ısısı),
bebeğin doğum kanalına geliş pozisyonu, serviksin (rahim ağzı) açıklığı, su
kesesinin varlığı ve çocuğun sağlık durumu değerlendirilir. Bebeğin doğum
kanalına giriş şekli saptanır. Büyük çoğunlukla (%96-97) çocuk baş kısmı ile
doğum kanalına girer.
Doğumu başladığı belirlenen gebelere yapılan bu ilk muayene ve
doğum öncesi dönemde saptanan bulgularla doğum şeklinin sezaryan mı yoksa normal
doğum mu olacağına karar verilir. İlk bulgularda herhangi bir anormallik saptanmayan
anne adayı normal doğum öncesi hazırlıkları yapılır. Genel bir vücut temizliği,
lavman, idrar kesesinin boşaltılması ve genital bölge antiseptik bir solüsyon ile
temizliği yapılır.
Beklenen doğum tarihi geldiği halde doğum başlaması ile ilgili
belirtilerin olmaması ailede stres yaratmaktadır. Bu durumda önemli olan çocuğun
gerçek doğum tarihinin doğru olarak saptanıp saptanmadığıdır. Beklenen doğum
tarihi geçen (günaşımı olan) gebeler bebeğin kalp atışlarının takibi (NST-Non
Stres Test), ultarasonografi ile bebeğin, plasentanın (bebeğin eşi) ve amnios
sıvısının (suyunun) değerlendirilmesi yapılır. Bebeğinin durumu "iyi"
olarak değerlendirilirse belirli aralıklarla takibe alınır. Anne adayının dikkat
etmesi gereken ömenli hususlardan birisi bebeğin oynamalarıdır. Bu şekilde izlenen
gebelerde eğer doğum kendiliğinden başlamazsa hastaneye yatırılarak doğum
ağrıları çeşitli yöntemlerle (Serum içerisine uterus kasılmalarını sağlayan
ilaç, vagina içine serviksin açılmasını sağlayan ilaç v.d.) başlatılır.
|
VAJİNAL
DOGUM SEYRI |
| Doğum süreci, kendiliğinden başlayan, şiddeti ve süresi giderek
artan düzenli rahim kasılmaları ile başlar, bebeğin ve plasenta (bebeğin eşi) nin
ayrılmasından 1 saat sonra son bulur. Rahimin kuvvetli ve ritmik kasılmaları ile
önce yumuşak dokuların oluşturduğu doğum kanalı açılır ve bebek açılan doğum
kanalından geçerek doğar. Vajinal doğumun seyrini etkileyen faktörler; bebek (Yolcu),
annenin pelvis kemikleri ve yumuşak dokularından oluşan doğum kanalı (Yol), uterus
kasılmalarının oluşturduğu mekanik kuvvet (Motor) ve annenin psikolojik durumudur.
Yolcu yani bebek normal boyutlarda olmalıdır, fazla kilolu bebeklerde doğum
güçleşir. Aynı şekilde yolun yani doğum kanalı normal olmalıdır. Kısa boy,
doğumsal kalça çıkığı veya kalça kemiklerinde darlık olan anne adayları normal
doğum yapma şansları azalır.
Uterus kasılmaları ki kendisini doğum sancıları
olarak gösterir, ritmik ve belli şiddette olmalıdır. Tüm bunların yanı sıra anne
adayının doğum hakkında bilgi sahibi olması yani anksiete ve korkusunun olmaması
doğumun normal seyretmesini sağlar. Aksi taktirde uterus kasılmaları azalır ve doğum
süresi uzar. Doğum yapılan ortamın uygunluğu, sağlık personeli ve ailesinin
desteği gebeği doğum korkusu ve gerilimden uzaklaştırır. Tabi yıllardır
etrafından duyduğu kötü doğum anıları gebede sürekli bir endişe yaratır. Doğum
öncesi yapılan eğitim ve egzersizler doğum korkusunun ve anksietesinin giderilmesinde
oldukça faydalıdır.
Doğum süresi çeşitli faktörlere bağlı
olarak değişebilir. İlk doğumunu yapan anneler için bu süre ortalama 8-12 saat iken,
daha sonraki doğumlarda biraz daha kısa sürer (6-8 saat). Ancak doğum süresini
olumsuz yönde etkileyen faktörler vardır: Zayıf ağrılar, ileri anne yaşı, ruhsal
gerilim ve korku, beslenme bozuklukları gibi.
Anne adayı en çok doğum süresince duyacağı ağrılar nedeni ile
korku ve strese kapılmaktadır. Doğum yapılan ortamın uygunluğu, sağlık personeli
ve ailesinin desteğinin yanı sıra doğum ağrılarının azatılması amacı ile
değişik medikal yöntemler kullanılmaktadır:
Epidural anastezi:
Epidural anestezi anestezi uzman doktoru tarafından uygulanır. Belden bir kere yapılan
iğne ile omuriliği saran zarların içine ince bir plastik tüp (katater) konur ve bu
tüp aracılığı ile belirli aralıklarla anestezik ilaç verilir. Bu şekilde ağrı
hissi ortadan kalkar, uterus kasılmaları etkilenmez. Ülkemizde pek yaygın olarak
kullanılmayan bu yöntem, batı ülkelerinde oldukça fazla kullanılmaktadır.
Analjezikler (ağrı kesiciler)
genellikle 2-4 saat ara ile yapılır. Çok erken dönemde yapılırsa uterus
kasılamalarını azaltır ve doğum süresini uzatır. Bebeğin çıkmasına yakın
dönemde de bebek üzerine olumsuz etkileri olduğu için yapılmaz.
|
| DOGUM
EVRELERI |
>> Serviksin (Rahim ağzı) açılması
>> Bebeğin
doğum kanalında ilerleyerek doğması
>> Plasentanın
(Bebeğin eşi) alınması
>> Doğum
sonrası 1 saatlik kanama kontrolü
|
| 1- Serviksin (Rahim ağzı) açılması |
Doğuma yakın günlerde başlayan, belde çekilmeler,
karında gerginlik hissi şeklinde duyulan uterus kasılmaları giderek devamlı ve daha
güçlü bir karakter alarak, gerçek Doğum ağrılarına dönüşür. Ağrılar ile
serviks açılmaya başlayınca servikal kanalı dolduran mukus tıkacı dışarıya
atılır. Halk arasında ‘nişan bozulması’ olarak bilinen bu mukus tıkacının
görülmesi, doğumun başlayacağını gösteren öncü bir işarettir. Bu olay birkaç
saatten, birkaç gün öncesine kadar görülebilir. Düzenli aralıklarla ve her 10
dakikada bir gelen ağrılar, serviks açılma evresinin başlangıcı olarak kabul
edilir. Bu dönemdeki ağrıların araları 3-4 dakikaya kadar iner ve 30-60 saniye kadar
devam eder. Ilk dönemlerde uterus kasılmaları kasık ve bel ağrıları olarak duyulur.
Serviksin açılması yapılan vaginal muayeneler ile saptanır ve santimetre (cm.) ile
ifade edilir. Tam açılma 10 cm. dir yani bebeğin başının geçeceği açıklıktır.
Doğum seyri sırasında daha önce su kesesi açılmamış olan gebelerde, serviks
açıklığı 4-5 cm. olmuş ve baş doğum kanalına girmiş ise açılabilir. Su kesesi
açıldığı zaman gelen su incelenir. Bazen ‘bebek kakasını yapmış’ denilir. Bu
şekilde "mekonyumlu suları" gelen gebeler bebek açısından yakın takibe
alınırlar (Kardiotokografi ile).
Serviksin açılması 2 döneme ayrılır:
1. Dönem ortalama 8-8,5saat sürmekte ve serviks açıklığı 2-2,5cm..
olmaktadır.
2. Dönem yaklaşık 4 saat kadar sürer ve serviksin
açılması tamamlanmış olur. Bu dönemleri anne adayları ayakta dolaşarak veya
yatakta geçirebilirler. Ancak doğum sürecini göz önüne alarak fazla yorulmamaları
sağlanır. Yatakta ağrı çekilirken yan yatmaları önerilir. Bu uterus ve bebeğin
annenin karnından geçen büyük damarlardaki kan akımının düzenli olmasını ve
tansiyonun düşmesini engeller.
Annenin yorulması ve aç olması doğum ağrılarını azaltabilir. Bu
durumda uygulanabilecek olası bir müdahale ve narkozuda düşünerek küçük
porsiyonlar halinde sulu ve kaloriden zengin besinler (komposto, meyva suları, çay v.b.)
veya serum olarak verilir. Idrar torbasının dolu olması doğum sürecini uzatacağı
için sık sık tuvalete gitmesi söylenir.
Serviksin açılması evresinde doğum ağrılarının sıklığı ve
şiddeti dolayısı ile serviksin açılması izlenirken çocuğun kalp sesleri de
yakından takip edilir. Çocuk kalp sesleri (ÇKS) fetoskop ile dinlenebilir veya
kardiotokografi aleti ile izlenir. Artık hemen hemen tüm doğumhanelerde bulunan
kardiotokografi aleti ile anne karnına bağlanan iki kuşak ve alıcı yardımı ile
bebeğin kalp hızı ve şekli ile uterus kasılmaların kaydeder. Uterus
kasılmalarının çocuk üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri çok erkenden, bebeğe
herhangi bir zarar gelmeden önce tespit edilebilir. Bazı durumlarda anne adayı sol
yanına yatırmak, oksijen vermek gerekebilir. Gerekirse ağrılar bir süre
azaltılabilir. |
|
2- Bebeğin doğum kanalında ilerleyerek
doğması |
|
Serviksin tam açık hale gelmesinden sonra bebeğin doğum kanalından
ilerleyerek doğması gerçekleşir. Bu dönem, ilk doğumu olanlarda daha uzun olmak
üzere, yaklaşık yarım saat kadar sürer. Her ağrı ile bir ıkınma hissi gelmeye
başlar. Uterus kasılmaları ve anne adayının diyafragma ve karın kasları yardımı
ile ıkınması sonucu bebeğin doğum kanalında ilerlemesi artar. Gebe doğum masasında
düz olarak yatmalı ve bacaklarını sıkmadan açık ve gevşek tutmalıdır. Baş
göğüs kafesine doğru öne eğilir. Belin masadan kaldırılması doğum kanalının
aksını bozar ve bebek daha güç ilerler. Ikıntılı ağrılar sırasında ellerini
doğum masasının yan tarafını tutarak daha kuvvetli ıkınmalıdır.
Uterusun kasılmasının en kuvvetli olduğu an derin bir nefes
alınır, ağız kapanır, nefes içeride tutulur ve bütün kuvveti ile
ıkınılmalıdır. Çoğu kez gebelerin bir ağrı boyunca kesik kesik ıkındıkları
görülür. Bu şekildeki ıkınma bebeğin ilerlemesi zor olur. Yine bağırmak da
ıkınmayı engeller.
Bu dönemde de ÇKS yakından takip edilir. Bebeğin kalp
atışlarındaki değişiklikler titizlikle değerlendirilir. Bebekte herhangi bir tehlike
oluşacaksa doğum bir an evvel sonuçlandırılır. Uygun şartlar oluşmuşsa forseps
veya vakum ekstraksiyon ile doğum gerçekleştirilir.
Bebeğin başı ıkınmalarla ilerler ve vagenin girişine kadar gelir.
Bebek doğarken bu bölgenin korunması ve istenmeyen yırtıkların oluşmaması amacı
ile uygun şekilde doktor tarafından kesi yapılarak genişletilir (Epiziotomi). Tam
bebeğin başı çıkarken annenin ıkınmaması ve derin derin nefes alması söylenir.
Bebeğin önce başı, sonra sırasıyla ön omuz, arka omuz, gövde ve bacakları doğar
(Bakınız: vajinal doğum ). Bu şekillde bebek kontrollü
olarak doğurtulur. Daha sonra göbek kordonu bağlanır ve kesilir. Bebek ilk kontrol ve
muayenesi ayrıca üşümemesi için Doğum odasında hazır bulunan ısıtıcılı bebek
arabasına konulur.
|
|
3- Plasentanın (Bebeğin eşi) alınması: |
Bebeğin doğmasından bir kaç dakika sonra plasentanın çıkmasını sağlayan uterus
kasılmaları başlar. Ortalama ½ saatlik bir sürede plasentanın çıkması
tamamlanır. Plasentanında alınmasından sonra uterus kasılması ile kanama azalır.
Doğum kanalı, serviks ve vajen kontrolü yapılır. Epiziotomi
dikilir.
|
|
4- Doğum sonrası kanama kontrolü |
|
Doğum sonrası 1 saatlik dönem doğumun 4. evresi olarak değerlendirilir. Bu dönemde
olası bir uterus gevşemesine veya Doğum kanalından kaynaklanan kanamalar gözlenir.
|
|